Dopamin, beyin ön bölgesinin için çok önemli bir hormon ve nörotransmiterdir (beyin hücreleri arasında iletişimi sağlayan madde). Beyinde dopaminin salgılandığı önemli yerlerden biri de VTA(ventral tegmental area)’dır. Bu alan beynin iç kısımlarında bulunur.
Dopamin ile beyin ön bölgesinde mutluluk, zevk alma, çıkarların tatmin olması durumu gelişir. Ulaşılan bu sonuçlar “kazanç” olarak ifade edilir.
Toplumda saygınlık kazanma, sevgiliye sahip olma, para kazanma, cinsel tatmin, takım tutmak, dans etmek gibi insanı mutlu eden ve yaşamdan zevk almamızı sağlayan olayların bütününde kazanç sistemi devrededir. Ayrıca beslenme, sigara, alkol, uyuşturucu madde kullanımı gibi bağımlılıklarda kazanç sistemi içinde yer alırlar.
Kazanç sistemi içinde yer alan diğer bir nörotransmiter ve hormon, norepinefrin’dir1. Diğer adıyla noradrenalin, adrenalin bağımlılığı olarak bilinen heyecan verici ve tehlikeli etkinliklerde beyinde salınımı artan hormondur.
Herhangi bir konuda kazanç sisteminin başlaması için öncelikle deneyim gerekir. Çocukken şekerin tadını alırsınız. Tat, kazanç sistemini devreye sokarak VTA bölgesinden beyin ön bölgesine dopamin akışı sağlar. Tat, beyin ön bölgesi tarafından “öğrenilir”.

Beyin ön bölgesinin çalışma özelliklerinde gelişen duyarlılıklar sonucu dopamine olan ihtiyaç artar ve bunu ister. O anda verdiği kararla kişiyi arayış içine iter. Eğer şekerli bir maddeyi seçerse, kişinin canı tatlı bir yiyecek isteyecektir.
Hangi tatmin durumun isteneceği tamamen kişisel özelliklere bağlıdır. Kimi alkol kimi korku-tehlike kimileri ise alkışla tatmin olur.
Beyin ön bölgesinin duyarlılık dereceleri, bağımlılıkların çeşidini ve şiddetini belirler. Başarıya, sigaraya, kahveye, çevreye, şekere, tehlikeli sporlara, risk almanın verdiği heyecana, paraya, müziğe, tuzlu besinlere, “onsuz olmadan yaşayamam” denilen herşeye karşı gelişen bağımlılıkların şiddeti; beyin ön bölgesinin duyarlılık derecelerine bağlıdır2,3. Örneğin F7 adı verilen beyin ön bölümünün sol-arka alanı; sevgili, anne, baba, arkadaş gibi kişilere yönelik bağımlılığın merkezidir. Ayrılıkların bireyler üzerindeki etkilerini belirlenmesinde F7 bölgesinin önemi vardır.
Kazanç sisteminin önemli bir özelliği, motivasyon’dur (güdülenme, istek)4,5 Motivasyonun oluşması için beyin ön bölgesinin önceden deneyimlerle öğrenmiş olduğu kazancını bilmesi gerekir. “Ben bu işi yaparsam sonucunda şunu elde ederim”
Bağımlılıklarla tatmin olunurken ortaya çıkan önemli bir tehlike vardır: sağlık durumunun zayıflaması ya da hastalıklar. Beyin ön bölge duyarlılığının sonucu gelişen stres ve ardından gelişen allostaz sistemi, gelişecek kısır döngü ile duyarlılıkların ve dolayısıyla bağımlılıklarında artmasına neden olacaktır.
Kazanç sisteminin 2 farklı nedenle sağlığımızı tehdit ettiği görülür. 1. durumda kazanç elde edemediniz. Örneğin aşık olduğunuz kişiye kavuşamayıp beyin ön bölgenizi “susturamadınız” ya da dopaminle besleyemediniz. Sonuç, depresif duygu durum ile birlikte ortaya çıkan allostatik sistemdir. Bağımlılık derecesinde çok sevdiğiniz annenizi kaybettiniz. Sonuç gene aynıdır.
2.durum, kazanç elde ettiniz. Çok sigara içtiniz. Şekerli ya da çok tuzlu yediniz. Alkol aldınız. Para hırsıyla yanlış kararlar verdiniz. Sonuç gene sağlığın bozulmasıdır.
Günlük yaşantımızda bilerek ya da bilmeyerek aldığımız kimi besin maddeleri, beyin ön bölgesini geçici olarak uyarması sonucu bağımlılık geliştirmektedir. Çayın içinde bulunan tein maddesi, kahvede kafein, kola’da x maddesi ve şeker, sigarada nikotin; beyin ön bölgesini uyararak dikkati arttırır, uyanıklığı sağlar, ılımlı keyif verir; huzursuzluk, ağrı gibi yakınmaları hafifletir. Bu maddelerin alınımı ile duyarlılığı azalan ve daha rahat çalıştığını fark eden beyin ön bölgesi, zaman içinde ve gerek gördüğü her koşulda bu maddelerin kullanılmalarını ister.
Dünya genelinde insanların tipik alışkanlıkları olan sık kahve ve sigara içilmesinin nedeni, sürekli dikkatlerini verecek bir iş yapmaları ve bunu sağlayabilmek için daha iyi çalışabilen beyin ön bölgesine gerek duymalarıdır. Bu maddeler alındığı süre ve sonrası birkaç dakika içinde etkindir. Bu nedenle sıklıkla bir bardak kahve yeterli gelmez. Beyin ön bölgesi ne kadar duyarlı ise, tüketilen kahve miktarları o oranda artacaktır.
Gündüz çok kahve tüketen memur, akşam evinde dikkatini verecek bir işi olmazsa kahve gereksinimi duymayabilir. Ancak çocuğunun okul ödevine yardımcı olma ya da bir yazı hazırlama gibi durumlarda artacak olan beyin yükü, ona kahve içirecektir.
Sigara içenlerde durum pek farklı değildir. Sinirlenince, üzülünce, yorulunca artan sigara gereksinmesinin nedeni; gene beyin ön bölge duyarlılığındaki artışın bastırılma isteğidir.
Beyin ön bölge duyarlılığı dereceleri ve kişisel farklılıklar, bağımlılığın tipini belirler.
Dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar için hekimlerin verdiği ilaçların etki maddesi, beyin ön bölgesini etkileyen ve güçlü bir uyarıcı olan amfetaminin türevleridir. Bu nedenle kırmızı reçete ile satılır. Teorik olarak bağımlılık yapıcı diğer maddelerden bir farkı yoktur. Sadece alındığı süre içinde ve kimi hastalarda etkili olabilir.
Adı geçen hastalığa neden olan beyin ön bölge duyarlılığının sıklıkla erişkin dönemde de süreceği göz önüne alındığında, çocuklarda bu maddenin kullanımının ne kadar doğru olduğu hekim ve ailelerce sorgulanmalıdır. Amfetamin kullanımı, beyin ön bölge duyarlılığı nedeniyle zaten bağımlılığa eğilim gösteren bu çocuklar için; gelecekte, bir madde kullanarak geçici olarak düzelebileceğini öğrenen beyinlerine gösterilen hatalı bir yol olabilir. Ancak kimi çocuklarda, etkisi geçicide olsa, kullanıldığı süre içindeki etkisi başarılı sonuçlar vermekte, en azından “günü” kurtarabilmektedir.
Sıkça ve yaygın bir biçimde kullanılan belkide en önemli madde, şekerdir. Şeker, beyin ön bölgesini uyarıcı özelliğiyle hem bağımlılığa yol açar hem de düzenli kullanımı sonucu HPA yolunu etkileyerek hastalıklara davetiye çıkartır. Beyin ön bölge duyarlılığını arttırıcı olaylar kimi insanların şekere olan iştahını kamçılar.
Beslenme özellikleri, tamamen çocukluk dönemlerinde öğrenilir ve ömür boyunca insanın yeme alışkanlıklarını belirler. Eğer çocukluk döneminde şeker tadı ve etkisi beyin ön bölgesi tarafından öğrenilmiş ise yaşam boyunca duyarlılığın arttığı dönemlerde alınması istenecek ve hastalıklar böylece beslenecektir. Adını kaybettiğim bir hekimin şekerle ilgili söylediği şu söz ünlü vecizeleri aratmayacak niteliktedir,
Saf şeker bugün icat olsaydı, yasaklar listesindeki yeri eroinden üstte olurdu.
Bağımlılık gelişiminin temel nedeni; beyin ön bölge duyarlılıklarıdır1,6,7
Bağımlılıkların tedavisinde beyin ön bölge duyarlılığını düzeltemeden başarıyı beklememek gerekir.
Bağımlılığın sayı ve şiddeti, hasta olma durumunu belirleyen etkenlerdir. Sosyal konuma, kişiye, maddeye, paraya olan bağımlılıklardan yoksun kalmak; stresin en büyük nedenidir.
Bağımlılığın derecesini belirleyen beyin ön bölgesi, kişisel özgürlüğün merkezidir.
Bireysel özgürlük düzeyi, beyin ön bölgesinin uyarılma ihtiyacı ile ters orantılıdır.
İnsanlar bağımlılıkları kadar hasta, özgürlükleri kadar sağlıklı olurlar.
Kaynaklar
1. Cerebral Cortex 2005 15(12):1877-1886 Prefrontal Cortical Norepinephrine Release Is Critical for Morphine-induced Reward, Reinstatement and Dopamine Release in the Nucleus Accumbens Rossella Ventura et al
2. Principles of allostasis: optimal design, predictive regulation, pathophysiology and rational therapeutics. Peter Sterling Cambridge University Press 2004
3. Postgrad Med. 2008 Jul 31;120(2):E01-7 A review of addiction Clay SW, Allen J, Parran T
4. Prefrontal cortical up states are synchronized with ventral tegmental area activity PETERS Yvette Synapse 2004, vol. 52, no2, pp. 143-152
5. Prefrontal/accumbal catecholamine system determines motivational salience attribution to both reward- and aversion-related stimuli Rossella Ventura PNAS March 20, 2007 vol. 104 no. 12 5181-5186
6. Cerebral Cortex, Vol. 13, No. 3, 318-327, March 2003 Instructed Delay Activity in the Human Prefrontal Cortex is Modulated by Monetary Reward Expectation N. Ramnani1,2 and R.C. Miall
7. The Prefrontal Cortex, Cognitive Control, and Addiction Neuroscience Minisymposia Chaired by Antonieta Lavin Georgia World Congress Center 2006
YORUMLAR